27 Ağustos 2009 Perşembe

Günübirlik Hamlet Maceram

Hamlet -- ACT 5. SC. 2

FORTINBRAS Let four captains
Bear Hamlet like a soldier to the stage,
For he was likely, had he been put on,
To have proved most royal; and for his passage,
The soldier’s music and the rite of war
Speak loudly for him.
Take up the bodies. Such a sight as this
Becomes the field but here shows much amiss.
Go, bid the soldiers shoot.
They exit, (marching, after the which a peal of
ordnance are shot off.)

Kafamı koltuğa yasladım,
Gözlerimi kapadım ve
Uçağımızın Heathrow inmesi için,
İçimden saymaya başladım……...

Vizemi ramak kala almıştım,
Tiyatro biletini ramak kala bulmuştum,
Uçak biletimi ramak kala ayarlamıştım,
Kitabımı Heathrow’a ramak kala bitirmiştim,
Şansım yaver giderse ramak kala 19:30 seansına yani,
Londra'daki SON oyuna yetişecektim!...

Gözlerimi açtığımda,
Herkes ayaklanmış,
Çıkmak için sabırsızlanıyordu.
Elimdeki kitabı koltuğun üstüne bıraktım,
Tek yüküm olan çantamı elime aldım.

Herkes gibi çıkışa ( They exit ) yöneldim ve,
Herkes gibi yavaş adımlarla tempolu yürümeye başladım ( marching ),

Uçağın kapısına geldiğimde motorun yüksek sesi ( after the which a peal of ),
Arka arkaya atılan havai fişekler gibi bana ( ordnance are shot off ),

‘’ August rain hadst to thee made it possible!… ‘’ diyordu.



Bugün 22 Ağustos 2009,
Saat 19:30 da Wyndhams Theatre da,
Jude Law’ın başrolde oynadığı,
Hamlet izlemeye gidiyorum!.....

Elimde siyah çantam,
İçinde İstanbul’a dönüşte çerçeveleteceğim Hamlet biletim,
Üzerimde akşam giyeceğim siyah Audrey Hepburn elbisem,
Sabahtan beri yüzümden silinmeyen gülümsemem ile,
Gümrükten hiç sıkıntı yaşamadan geçtim.

Hemen İstanbul saatimi Londra saatine ayarladım,
Saat 18:00 ve yalnızca 1st. 30dk. kaldığını fark ettim.

Heyecandan Tube Station bulamıyordum…….,
Heathrow ortasında Audrey Hepburn elbisemle,
Avazım çıktığı kadar bağırmak istedim!..,
‘’ Where the hell is this fucking Tube Station ‘’,
Ama ama… Audrey Hepburn elbisem üzerimdeyken asla!...

İçimden saymaya başladım ve önüme çıkan ilk yabancıya,
‘’ Hey, can you tell me where the Tube Station is? ‘’
Yüzüne bakmıyordum!.. Kadın mı erkek mi çocuk mu…….
İlgilenmiyordum!.. Yalnızca Tube Station bulmak istiyordum,
Çünkü yalnızca 1st. 15dk. kalmıştı,

Karşımdaki ses bana,
‘’ I am also going there do follow me !.. ‘’
Karşımdaki sesi takip etmeye başladım,
Sonunda Tube Station geldik,
Korkarak saatime baktım 1st. 10dk.

Karşımdaki ses bana,
‘’ Are you Ok?!.. You are white as a Hamlet’s Ghost !.. ‘’

İlk defa karşımdaki sesin yüzüne baktım ve
‘’ Sorry, I just flew 4 hrs from İstanbul and I only have 1hr. 05min. to catch Hamlet’s Ghost!’’’
Mavi gözlü adamın iyice kafası karıştı bende,
‘’ Ok I’ll rewind!.. I came here for 1 day to watch Hamlet at Wyndhams Theatre. I need to go to Leicester Square A.S.A.P !.. ’’

Karşımdaki mavi gözlü ses,
‘’ Ok !.. That is two stops before me just calmdown and follow me!.. ‘’

Tren geldiğinde 1 saatim kalmıştı,
Beraber vagona atladık,

Karşımdaki mavi gözlü ses,
‘’ You got 14 stops . Lets hope you can make it!.. ‘’
Bende:
‘’ You know what I think I will? I got August Rain in one hand and the Hamlet’s Ghost (you) on the other!..’’

Trenin kapısı kapanırken,
Saatime baktım yalnızca 55dk!..

• Hatton Cross,
• Hounslow Central,
• Osterley,
• Boston Manor,
• Northfields,
• South Ealing,
• Turnham Gren,
• Barons Court,
• Gloucester Road,
• Knightsbridge,
• Hyde Park Corner,
• Green Park,
• Piccadilly Circus ve sonunda,
Leicester Square

Trenden inmeden önce mavi gözlü adama sarıldım,
Adını bile sormadım,
Uzun mu, kısa mı, sarı mı, esmer mi Hatırlamıyorum!... ,
Ama O artık benim için Hamlet’s Ghost !.. du.

Saatime son bir kez baktım 5dk.,
Ayağımdaki yüksek topuklu ayakkabıları umursamaksızın,
Çıkış kapısına koştum…..

Sonunda........................................,
Wyndhams Theatre, ışıl ışıl karşımda,
İnanılacak gibi değil ama…… ,
Burada da Ağustos Yağmuru beni yalnız bırakmıyor!..,
Bir an aklıma Aycan’ın şiiri geliyor,.

Ne atom bombası
Ne Londra Konferansı
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya


Kapıdan içeri giriyorum neredeyse herkes oturmuş,
Karşımda bir ses ‘’ Yes madam, can I help you ! ‘’
Biletimi uzatıyorum,
Karşımdaki ses ‘’ Royal Circle A15. Please follow me madam ‘’ diyor.

Bu kadar heyecandan sonra SONUNDA koltuğuma oturuyorum,
Işıklar sönüyor ve perde açılıyor…………………………………





Dead Until Dark (True Blood) – sayfa 292

A collie trotted down the corridor, looked in the open
Door, said ‘’Rowwf,’’ and trotted away. Astonished, Bill
Turned to glance out into the corridor. Oh, yeah, it was the
Full moon, tonight—I could see it out of the window. I
Could see something else, too. A white face appeared out of
The blackness and floated between me and the moon. It was
A handsome face, framed by long golden hair. Eric the Vampire
Grinned at me and gradually disappeared from my view.
He was flying.
‘’Soon we’ll be back to normal,’’ Bill said, laying me
Down gently so he could switch out the light in the bathroom.
He glowed in the dark.
‘’Right,’’ I whispered. ‘’Yeah. Back to normal.’’

Kafamı koltuğa yasladım,
Gözlerimi kapadım ve
Uçağımızın İstanbul’a inmesi için,
İçimden saymaya başladım……...

Gözlerimi açtığımda,
Herkes ayaklanmış,
Çıkmak için sabırsızlanıyordu.
Elimdeki kitabı koltuğun üstüne bıraktım,
Tek yüküm olan çantamı elime aldım,

Şimdi de True Blood’ın açılış müziği bana,
Arkadaşlık ediyordu !………

(Ayşe)

3 yorum:

billur dedi ki...

VAAAAAAAAYYYYY BE!
YORUM YOK BİRAZ HAYAL KURACACAĞIM JUDE LAW'A BAKARAK.
SEVGİLER
BİLLUR

Anonim dedi ki...

Bu yazıyı okuduktan sonra hararetle ilk Gülda sonra da Peyman aradı ikisinide ne yazık ki hayal kırıklığına uğrattım çünkü Hamlet'e gidememiştim. Bu hafta epey yorucu ve problemli geçti benim için bundan dolayıda ne blog nede mailimize birşey yazdım. Yani epey bi sessizdim. Bugün biraz kendime geldim ve acaba ne yazsam diye düşünürken.... Acaba Hamlet'e gidebilseydim diye düşünürken yazmaya başladım ve ortaya böyle birşey çıktı.

(Ayşe)

danzon dedi ki...

bir gerilim filminin heyecanını yaşadım metninizi okurken.
"yorumlar"da metinde yaşananların gerçek olmadığını öğrendiğimde ise hayal kırıklığı ile hayranlık birbirine karıştı :)

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails