3 Şubat 2011 Perşembe

Anita Blake Nasıl Anlatılır !.. (1)





Aycan Sorar:
"Sen yine N.E.Y.E sardın? Kimmiş bakayım bu Anita?"

Ayşe Cevap Verir:
"Bak şimdi bu toplamda 19 seriden oluşan fantastik bir kitap."

Aycan Sorar:
"Hımm, Yüzüklerin Efendisi gibi mi?"

Ayşe Yüksek Sesle Cevap Verir:
"Hayırrrr öyle değil!.. Bu A.N.İ.T.A B.L.A.K.E !.."

Ayşe yutkunur ve bir ton alttan:
"Necromancer & Vampire Executioner"

Aycan gözlerini yuvarlayarak:
"Amannn Ayşeeeeeeee !...."

Ayşe nefes almadan cevap verir:
"Hayır, bir kere Anita; üniversite mezunu bir Necromancer. Yani ölüleri mezardan diriltiyor ve bunu legal olarak Animators İnc.’de yapıyor. Genelde miras kavgaları veya anlaşmazlıklarda aileler, şirket ortakları etc... talep ediyor. Bir de üstüne Federal Marshal, doğaüstü cinayet çözümlerinde polise yardım ediyor. Öyle bir ortam ki bilinen doğaüstü varlıklara (vampir, shapeshifter, lycanthoropes…) bağımsızlıkları tanınmış. Sonra Ghouls lar var, Merfolk lar var…… Sonra Anita, Thrones Rokke klanının yani kurtların lupası oluyor, hatta Bolverk'liğe getiriliyor. Ulfric’in yani lider kurdun yapamadığını yani itaat etmeyenlerin cezalandırılması görevini Anita Bolverk olarak yapıyor."




Bir an durmak zorunda kalıyorum çünkü çok fazla "sonra" ve "yani kullanmaya başladım. Taktik değiştirerek...

Ayşe bu sefer nefes alarak konuşmaya başlar:
"Tamam kafan karıştı ama biliyor musun bu serinin 3 kitabını Marvel Comic adapte etti."

Aycan’dan bir Oooooo geliyor tabi bu da beni yüreklendiriyor ve hemen arkasından o gün kitaptan okuduğum bir bölümü okuması için gözünün içine sokuyorum.

Aycan sakin sakin okur:




He said, "I had to know if you loved me more than your sense of justice."
I swallowed hard. I would not cry, I would not fucking cry.
"I could not love thee, dear, so much, Loved I not honor more."
He took my hands, and I almost jerked away, but I made myself stand there and let him touch me. I was so angry, so pissed so….
"Tell me not, sweet, I am unkind," he said, "That from the nunnery, Of they chaste breast and quiet mind."
I looded up at him, and said the next line, "To war and arms I fly."
"True, a new mistress now I chase," he said.
"The first foe in the field," I said, and let him draw me closer.
"And with a stronger faith embrace," he said.
"A sword, a horse, a shield." And the last word was whispered against his chest, stil looking up into those eyes, searching his face.
"Yet this inconstancy is such, As thou too shalt adore," he whispered against my hair.
I finished the poem with my face pressed against his chest, listening to the beat of his heart, that truly beat with my blood.
"I could not love thee, dear, so much, Loved I not honor more."

"To Lucasta, on going to Wars" Jean-Claude said. (Richard Lovelace - 17.yy İngiliz şair)





Hemen akabinde Ayşe Der ki:
"Yaaa bak 17.yy şair bilem var içinde..."

Sonra katıla katıla gülmeye başlıyoruz…….

Kısaca bu seriler bana çok iyi geldi!....







Nimir-Ra

4 yorum:

aycann dedi ki...

Yüce Nimir-Ra,

Dokunduğun her şeye güzellik katmayı başarabilen tarafını çok seviyorum. Vampirler ve 17.yy.şair yanyana … bir kitabı merak algılarımıza basarak sezdirmeden bu kadar mı güzel pazarlar insan ? İşte buyrun okuyun ...
Çıkış noktalarından biri; Anita Blake, vampir, kedi kraliçe veya yukarıda saydığın bilumum ırklardan ne olursa; sana hangisi iyi geliyorsa kahkahalarına eşlik etmeye hep varım. Bir başka Anita Blake akşamında görüşmek üzere ma chére...

Aycan

Judy Abbott dedi ki...

türkçe çevirisini pek yerden yere vurdular, ben de uzak tuttum kendimi Anita'dan. Amazon'dan alayım mı orijinalleri bilemedim, ama aklım kaldı, hem vampir, hem eğlenceli:))

Ayşe dedi ki...

Ben seriye başlamadan önce Remziden Guilty Pleasures aldım. Orada ilk 3 kitabın ingilizcesini bulabilirsin eğer hoşuna giderse ondan sonraki tüm serileri Amazon'dan alabilirsin (belki Remzi başka serilerini getirmiştir bakmak lazım).

Türkçe çevirisini bilemem ama ben ingilizcesini keyifle okuyorum. Prenatural o kadar sardımki epey farklı seriler aldım. Tabi çoğu burda yok hepsini getitdirmek zorunda kaldım.

Ben kitap anlatmayı pek sevmem ama kan var, ölüm var, sex var, polis var, kovalamaca var, değişik yaratıklar var, doğaüstü güçler var, ilişki var, sevgi var kısaca popcorn kitap ama insanın hayal gücünü çalıştırıyor bende onu seviyorum. 11 inci kitapdan sonra biraz cozutuyor zaten Amazonda yorumları okursan anlıyacaksın ama ben yinede bırakamıyorum :))

Anonim dedi ki...

Pandora'dan bulabilirsiniz İngilizcelerini. Taksim'de Pandora'nın Türkçe satan mağazası ile İngilizce satan mağazası karşılıklı iki binada. Ben daha Alacakaranlık serisi vampirleri bu kadar piyasa ve çoluk çocuk işi haline getirmemişken Anita serisi okuyordum, taa 6 yıl önceden beri. İlk kitapların çevirilerinde hiçbir sıkıntı yok, sonraki kitapları İngilizce okumaya devam ettim. Eğer aynı kişi çevirmeye devam ediyorsa güvenin derim. Türkçeçsini okuduğum zamanlarda çeviren Mert Süğlün idi.

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails