22 Nisan 2011 Cuma

Mercy Thompson

9 Mayıs’da sunumu yapılacak olan Aşk-ı Memnu romanını okumam gerekiyor ama nedense elim Mercedes Thompson Serisi'ne; kısaca Mercy’nin Serisi'ne gidiyor. Neyse ki; bu seri Anita gibi çok uzun değil. Toplamda 6 kitap, o da şimdilik!






Benim için Anita'nın her zaman ayrı bir yeri olacak ama Mercy de hiç fena değil en azından benim yaşıma -Mercy 33 yaşında- biraz daha yakın :)

Bu janra, "Urban Fantasy" kategorisine giriyor. Birebir tercümesi "Şehir Fantazisi" ama bu da pek bi' manalı oldu... Sanki "Şehir Efsanesi" daha uygun olacak.






Yazarı Patricia Briggs, 1965 yılında Montana'da doğmuş ve şimdi Washington'da yaşıyor. 1993 yılında yayımlanan ilk kitabı "Masques" neredeyse kariyerini bitiriyormuş. Ama pes etmeyip devam etmiş. 1995 yılında ikinci kitabı "Steal the Dragon" çıkarıp ve daha iyi bir reaksiyon ve satış grafiği yakalamış.

Daha sonra sırasıyla "Dragon Bones" ve "Dragon Blood" yayımlanır. Briggs'in önemli bir özelliği yazdığı serilerin her kitabının tek başına durabilmesidir; yani kitabın sonunda "acaba ne olacak? Aman hemen bir sonraki romana başlamalıyım!" diye düşündürtmeden kendini yenileyerek devam edebilmesidir. Romanlarının devamı olmasına rağmen; her kitabın başlangıç ve sonucu olması onu diğer seri roman yazarlarından ayırır.

Yayıncısı Briggs'e Şehir Efsaneleri hakkında bir seri yazmasını önerir ve Briggs ile üç kitaplık bir anlaşma yapar. Briggs de Mercy Thompson Serisinin başlangıcı olan "Moon Called" adlı romanı yazar. Bu kitap New York Times'da Best Seller olunca Briggs ünlenir. Bu roman ile ciddi bir okuyucu kitlesi kazanır.

Bu kitaplardan sonra Mercy ile ilintili yan ürün olarak "Alpha-Omega" serisi başlar. Kasım 2008 de "Mercy Thompson: Homecoming" çizgi romanı yayımlanır.

Ben şimdilik daha ilk kitabını okudum. Başta yavaş başlamasına rağmen yirmi sayfa sonra elimden bırakamadım ve 1.5 günde kitabı bitirdim.



Bu tarz kitapları okudukça insan kendisi de bu sayfalarda yer almak istiyor. Yüz defa Nimir Ra dersem acaba kedilerin kraliçesi olabilir miyim? Tamam tamam hayal kurmayı bırakıyorum ve kısaca Mercy kimmiş neymiş anlatmaya başlıyorum. Ama yine de miyav diyerek duyan birisi varsa Allah rızası için beni görmesini istiyorum...


Mercy, kurtlar tarafından yetiştirilmiş Kızılderili bir "shapeshifter" dır. Mercy'nin babası Blackfeet kabilesindendir -Niitsitapi yani "Orijinal Irk" da denir ve yerleşim yerleri Montana'dır- ve annesi ise beyazdır.

Öykümüz, Washington eyaletinde Tri-Cities ( Kennewick, Pasco ve Richland) de geçer. Mercy, her ne kadar kurtlar tarafından büyütülse de bir "Walker" dır. -İstediği zaman çakal formuna girebilen, ölü ruhları görebilen ve vampir & büyücülerin sihirlerine karşı içgüdüsel olarak dirençlidir.- Mercy'nin, Zee adında bir Fae'den (Fael: -insan görünüşlü ruh-: uçmak, büyü yapmak, geleceği görmek gibi doğaüstü güçleri vardır) satın aldığı VW'leri tamir eden oto tamirhanesi vardır.

Bir gün Mercy'nin tamirhanesine gündelik çalışmak için on beş yaşında Mac -yeni kurt-adında bir genç gelir.

Kurtlar tabiatları gereği sürü halinde yaşar ve her sürünün bir Alpha'sı vardır. Alpha en güçlü kurttur ve altındakiler kayıtsız şartsız Alpha'ya itaat eder. Mac'ın bir sürüye ait olmaması ve ayrıca genç bir kurt olması (insandan kurda yeni dönüşmüş) aslında büyük tehlike teşkil eder. Çünkü sürüye dâhil olması demek genç kurdu ileriki yaşamına ve değişimine hazırlaması demektir. -Yeni kurtlar içgüdülerini kontrol altına alamadığından dönüşümlerinde çok yırtıcı olabilirler.- Bunlara rağmen Mercy, Mac'i işe almakta tereddüt etmez.

Bir akşam Mac'in bir kurt ve insan tarafından hırpalanması, Mercy'nin çakal formuna girerek olaya el koyması ve her ikisini de öldürmesiyle karışık olaylar silsilesi başlar.

Bu olaydan sonra Mac, Mercy'ye gerçek durumunu açıklar. Gerçek isminin Alan MacKenzie Frazier olduğu ve birkaç serseri kurt tarafından kaçırılarak şüpheli ilaç deneylerine tabi tutulduğunu ve bir yol bulup kaçtığını anlatır.

Bu durum karşısında Mercy, Mac'i bölgelerinin Alpha'sı olan Adam'a teslim etmeye karar verir. Adam, Mac'ı himayesi altına alır. Aynı akşam Mercy evinin dışından gelen seslerden uyanır ve dışarıya çıktığında Mac'ı kapısının önünde ölü bulur.


Durum karşısında hemen Alpha'nın evine gider ve Adam'ı ağır yarılı bir halde birkaç kurt ile dövüşürken bulur. Mercy çakal formuna girerek Adam'ı kurtlardan kurtarır. Bu arada Adam'ın kızı Jesse'nin de kaçırıldığını keşfeder. Mercy Adam'ın sürüsüne olayı haber vermeyi düşünür ancak bunun bir komplo olabileceğini düşünmektedir. Hem Adam hem de Mac'ı alarak Montana'ya Bran Cornick'ın yanına gider. Bran, Alpha Marrok yani Kuzey Amerika'daki tüm kurtların lideridir ve Mercy'yi de himayesi altına alıp büyütmüştür.

Bundan sonra olaylar tüm hızı ile gelişir ve ben yine anlatmayacağım malum kitabı okumak isteyenler olabilir.


Olabilir mi?





Nimir Ra

3 yorum:

billur dedi ki...

Başucumdaki 25 kitap bitince ben de şunlardan bir tane okuyacağım ama fazla serisi olmayandan. AMa yine de ben bunları seyretmeyi seviyorum. Keşke filmi,animasyonu vs olsa...

Sevgiler
Billur

Güngör dedi ki...

Bu seriyi daha önce hiç duymamıştım ama ilgimi çekti doğrusu, ne güzel anlatmışsın=) Mutlaka edinmek lazım seriyi.

Ayşe dedi ki...

Ohhhh Billur sen o 25 kitabı bitirince üstüne bi 30 kitap daha eklersin.

Bende öyle güzel ve hararetli bir film bulamadım ama bulursam sana söylerim ama sen önce benim sana verdigim Elizabeth Gaskel'in '' North & South '' hele bir bitir.

Sevgili Güngör,

Bu seri Anitaya göre biraz yavaş şuanda ikinci kitaptayım ama yinede elinden bırakamıyorsun. En azından ben bırakamıyorum ve bu kitabın suçudur halen Aşkı Memnu'ya başlıyamamam!..

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails