9 Temmuz 2009 Perşembe

MUZIR BİR TAVSİYE ÜZERİNE ...


UÇMA KORKUMU BİLEN ARKADAŞIM ARADI : ''BU KİTABI OKU UÇMA KORKUSUNUN ARKASINA GİZLEDİĞİN ASIL KORKUNUN NE OLDUĞUNU KEŞFET!'' PİS PİS SIRITTIĞINI TELEFONUN DİĞER HATTINDAN HİSSETTİM, MERAK ETTİM, ARAŞTIRDIM, KİTABIN KAPAĞI VE İÇERİĞİ BANA 'HIMMMMMMMMMM' DEDİRTTİ.

BU ARADA BENİ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKENLERE KISA BİLGİ :
Uçuş Fobisi Nasıl Gelişiyor?
Neden bazı insanlar uçuş korkusu yaşarken diğerleri tam tersine uçmaktan hoşlanır? Aslında uçuş korkusu normal kabul edilebilecek bir korkudur. Bir araştırmaya göre insanların %85'inde şu ya da bu derecede uçuştan korku ya da tercih etmeme vardır. Tıpkı sudan ve denizden korku gibi. Çok az çocuk ilk yıkanışında olumlu tepki verir. Sonra yavaş yavaş suya alışır. Sonra denize. Ancak uçuş korkusunun bu kadar kolay yenilmesi için günlük hayat içinde o kadar olanak yoktur. Bu yüzden ilk uçuşta herkes şu ya da bu şekilde heyecanlanır. Sonuçta sıkça varolan bu korku ile olumlu destekleyici ortamlarda karşılaşıp yenebilmiş olanlar şanslıdır. Tersine olumsuz şartlarda ve sıkça negatif koşullanmış olarak karşılaşırsa bu korkunun fobiye dönüşmesi kolay olmaktadır. Yapılan birçok çalışma uçuş korkusu ile stres arasındaki bağı göstermektedir.

Birçok kişi, ilk uçağa binişte yüksek korku yaşamaları ile o sıralarda başka bir nedenle yaşadıkları akut ya da kronik stres yaşıyor içinde olmaları arasındaki yüksek rastlantıyı tanımlamaktadır. Hatta birçok kez korkusuzca uçağa binmiş insanlarda da uçuş korkusu oluşmasına yolaçan başka bir nedenli yoğun stres görülebilir. Bu strese neden olabilecek major yaşam olayları yaşıyor olma (boşanma, iş kaybı, yakınlarının ölümü vb.) ya da birikmiş minor yaşam olayları olabilir ve birden uçuş korkusu hissedilebilir. Hatta pilotlarda ve diğer uçuş ekibinde de bu nedenlerle sonradan uçuş fobisi ortaya çıkabilmektedir.

Uçuş korkusu genellikle 20-30 yaş arasında kendini göstermektedir. Bu korku cinsiyet, ırk, din, meslek ayrımı göstermeksizin herkesi tutabilmektedir. Ancak entellektüel, mükemmelliyetçi ve evhamlı titiz (obsesif) insanlarda daha sık görülmektedir

AYCAN

6 yorum:

Gulda Sahin dedi ki...

Bu korkular konusunda fikir yürütmek bana hiç düşmez. Çünkü yıllardır yenmeye çalışıp bir türlü yenemediğim ama eninde sonunda bunu yenip, beslemeye dahi başlayacağıma inandığım fareler ile son derece garip bir ilişkim var. Bir filmde bile, ne zaman görüneceklerini kestirebiliyorum, o yüzden bakmamaya çalışıyorum ama bir yandan da bakmamak için kendimi zor tutuyorum.

Neyse aslında yazmak istediğim, bu kitabı okumamız için kitap kulübünde tavsiye ediyorsan eğer; Lulu’dan sonra bir erotik kitabı daha ben sunmam. Artık, bir klasik roman sunmak istiyorum ya da polisiye.

Çok klasik olacak ama Erica Jong’un bir sözü ile konuyu toparlayayım: Birçok akıllı erkeği aptal kadınlarla görebilirsiniz ama akıllı bir kadını aptal bir erkekle görmeniz mümkün değildir.

Adsız dedi ki...

Sevgili Aycan,

Benim uçak korkum demiyorum ama tedirginliyim acaba nasıl başladı? Hımmm bi düşüneyim... Şubat ayı kızlarla doğum günümü bahane edip Bodruma uçak ile gidiyoruz. En sevdiğim sezon, üstüne üstlük doğum günüm, sevdiğim arkadaşlarım, iki gün tatil daha ne istiyebilirim.... Ok ok ok +15 yaş büyük Robert'da olsa yemede yanında yat. Neyse konudan saptırmayın beni... Aycanın korktuğunu biliyordum ama panik atak yaşarken ilk kez gördüm onu. Teselli etmeye çalışıyordum ama ne oldu ise oldu o günden sonra bana birşey oldu. Yaşadığın korku gözlerimin önünden bi türlü gitmiyor. Bence uçak bileti alındığında korkaklar tespit edilip ayrı bir bölümde yani korkmayanların gözlerinden ırak bir yerde oturtmalı. Kardeşim 30 küsür yaşından sonra beni tırsık bişey yaptın. (Ayşe)

billur dedi ki...

Sevgili Aycan;

Hepimizin korkuları var ve kimse bir diğerinin korkusunu anlamıyor veya anlayamıyor. Örneğin benim Gülda'nın fare korkusunu anlayamadığım gibi. Tabii ki kedi büyüklüğünde sıçan görsem "Ay ne de şeker şeymiş!" diyeceğimi iddia etmiyorum ama filmelerde bile bakamamayı anlayamıyorum. Benim de zamanla gelişen iki korkum oldu: kapalı yer ve uçuş korkusu. Kapalı yer korkusu ile ilgili bir teorim var kendimle ilgili ama uçuş korkusu ile ilgili olanın cevabı net: Bir başka korku olan ve herşeyin merkezinde yatan ÖLÜM KORKUSU.Neden uçmaktan korkuyorum çünkü düşeceğini düşünüyorum. Düşünce ne olacak? Öleceğim. İşte bu kadar. Sanırım En Son Yürekler Ölür'ün sunumunda ortaya konulduğu gibi aramızdan birkaçının bu korkusu var. Belki önümüzdeki kış toplu terapiye başlayabiliriz.

Seninle beraber uçalım...Çok eğleneceğimiz kesin!:)

Sevgiler
Billur

Adsız dedi ki...

O zaman plzzz bana hangi gün , hangi uçak gibi bilgilerin hepsini veriniz ona göre plan yapayım çünkü olaki bindim allah bilir aynı uçağa düşeriz ondan sonra benim tedirginliğim korkuya dönüşür!.. Sonra ben nasıl Havacı kızıyım derim. (Ayşe)

AYCAN dedi ki...

Sevgili Gülda,

Kitabı tavsiye eden arkadaşımın muzır ifadesini düşünürsem benim de sunum için bu kitabı tercih etmeyeceğim kesin ama okuyacağım.
Çok klasik olduğunu söylesen de Erica Jong'un - teoride doğru bulduğum ama pratikde öyle olmadığını gördüğüm - sözünü beğendim.

Sevgili Ayşe,

İçinde patlamaya hazır yanardağ varmış bana suç atma. Havacı kızı karacı kızı farketmiyor çünkü bu kimin kızı olduğun nereden geldiğinle alakalı değil! Korkular bizim yarattığımız, içimizde beslediğimiz ve büyüttüğümüz sevimsiz sülükler ...
Olsun o Bodrum gezisi benim en güzel anılarımdan biri !!! Hatırlarsan ben sağa sola sataşarak çoooook eğlenmiştim Bodrum sokaklarında :-)))

Sevgili Billur,

Toplu terapi hiç fena fikir değil hem bakarsın toplu indirim alırız :-)))

Birlikte uçma teklifini ise seve seve kabul ediyorum ama doğrusu biz mi eğleniriz etrafımızdakiler mi onu kestiremiyorum. Tek bildiğim tarihe geçen bir uçuş olur o kesin !!!

Hepinizi öpüyorum, sevgiler.

Aycan

Adsız dedi ki...

Aycoş'um,
Yanında oturduğum için korkunu şiddetle hissetmiştim. Ve diyebilirim ki hayatımda ilk defa bu kadar uçak korkusu oan birisiyle ilk defa karşılaştım. Ama o seyahatten güzel naılarla döndüğümü de itiraf etmeden geçemeyeceğim.
Ben de 35 yaşından sonra gaspçı fobisini edindim. Gece eve geç döndüğümde, yüreğim mengeneye sıkıştırılmış, bacaklarım titrer, kafam boynumdan koparcasına sağa sola kontrol amaçlı döner dururken, koşar adımlarla apartmana kendimi zor atıyorum. Hep içimden kendimi telkin etmeye çalışıyorum, ama pek başardığımı söyleyemeyeceğim. Acaba kitap kulübü toplantılarını güzdüz mü yapsak ? :)
Peyman

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails