7 Temmuz 2013 Pazar

05 Temmuz 2013 Melody Gardot Konseri


Gülda ile İspanya seyahatimiz esnasında, gazetelerden birinde Melody Gardot’nun konser verdiğini anladığımızda, bilet için aramış ve telefonun diğer ucundaki hanımefendi  bize kahkaha  ile cevap vermişti. O kahkaha karşısındaki hırsımız/burukluğumuz 2009 yılı Temmuz ayında İstanbul Caz Festivali kapsamında tanıştığımız Melody Gardot’nun yeniden geleceğini öğrendiğimizde canlanıverdi ve biletleri gecikmeden aldık.






Melody Gardot, Boğaz şeridinde en beğendiğim mekânlardan biri olan Almanya Başkonsolosluğu’nun Tarabya’daki Yazlık Sefareti’nde sahne aldı. Bu sene konserlerden ziyade mekânlar için bizimle festivale katılan mimar arkadaşımız R. ile uzun süre mekânın, içindeki köşkün ve mini korusunun ne kadar can sıkıcı olduğunu konuştuk, durduk.


Oturma yerleri numarasız olduğundan sahneye biraz uzak olmamızın yanı sıra zaman zaman deli deli esen rüzgâr nedeniyle ürpersek de Gardot uçuş uçuş elbisesiyle, piyanonun başına geçince tüm dikkatimi müziğine verdim. Gardot, geçen yıl çıkardığı albümü The Absence’ın tanıtımı çerçevesinde konserini oluşturmuştu ve bu nedenle Gülda “Les Etoiles’i söyler mi acaba” diye sordu ve birkaç parça sonra Gardot cevap olarak şarkıya giriş yaptı .My One and Only Thrill albümünden söylediği bir diğer şarkı Baby, I'am a Fool idi.
 
 
 
 
 
 Ben açıkçası Your Heart is as Black as Night”ı da söylemesini istedim ama yeni albümündeki “So We Meet Again My Heartache” o kadar güzel ki, kendisini kısa sürede affediverdim.Gecenin sürprizlerinden biri Gardot’nun "Cesaria Evora’yı bilir misiniz” diye sormasının ardından saatlerce ve günlerce üst üste dinlesem bıkmadığım bir şarkı olan “Sodaded” ı seslendirmesi oldu.

 
Konser boyunca Başkonsolosa birkaç kere konser mekânı için teşekkür eden, merdivenlerde oturan dinleyicilere “En güzel yer sizin ki, şarap olsa iyi gider” diyen Gardot, geçen seferki konserine göre daha hareketliydi, dans bile etti. Ben geçen seferki konserinde göre ne kadar hareketli diye düşünürken Gülda “ ne kadar iyileşmiş, hareketi fazlalaşmış “ diyerek düşüncelerimi sese döküverdi.

Gardot, Paris’te başına gelen komik bir olaydan bahsetti. Jetlag olan Gardot, sokak müzisyenlerinin müziğine uyandığında, onlara seslenerek “sizlerle şarkı söylemek istiyorum” dediğini, müzisyenlerin ise “üzerinize bir şey giyseniz iyi olacak” diye cevap verdikleri anda aslında çıplak olduğunu farkettiğini dile getirdi. Neşesini, hareketliliğini dinleyicilere daha iyi geçirmek isteyen Gardot, Başkonsolostan izin de isteyerek sahne ile seyirciler arasındaki mesafenin ve bantların kaldırılmasını istediğini söyledi ve o andan sonra herkes ayaktaydı.

Melody Gardot'nun, Latin, İspanyol, bossa nova, country ve yer yer folk esintileri taşıyan müziğini daha da etkili hale getiren kuşkusuz birlikte çaldığı müzisyenlerdi. Özellikle saksafon çalan Irwin Hall solo yaparken gözleri kapalı dinliyordum ve birden açtığımda iki saksafonu aynı anda çaldığını görünce bir an “ aha, gözler iyice gitti, çift görmeye başladım bir de” dedim içimden. Ama gözlerimde değil Irwin Hall’da bir sorun olduğunu anlayınca rahatladım!

Müziğin dilinin anlaşılır olmasının önemli olmadığını,insanın kalbine dokunmasının yeterli bulunduğunu ve kendisi ölünce müziğinin yaşamasını istediğini söyleyen Melody Gardot’nun bu konuda bir endişe duymamasını söylemek isterdim çünkü kendi müziğini oluşturan ilmekleri o kadar narin ama bir o kadar da sağlam atıyor ki bir yerlerde her zaman çalınacak ve söylenecek şarkıları.
 
 
 

Norah Jones’a benzetilmesinden rahatsızlık duyduğumu, ses ve müzik, şarkı yorumu olarak aralarında fersah fersah fark olduğunu ifade etmek isterdim. Bir başka sefer görüşmek üzere Melody.Yalnız sarı saçlı halini daha çok beğeniyordum…
 
Sevgiler
Billur




Konser Fotoğrafı : medya@iksv.org'dan alınmış olup, Sayın Mustafa Önder'e aittir.

3 yorum:

Epicurious dedi ki...

Şimdi hayal ettim rezidansın bahçesini, sahnede Melody Gardot'yu, arkada boğazı.. Biletler bitmişti ben konseri gördüğümde, gidenlere çok imrendim. İyi ki yazmışsınız, elinize sağlık :)

Peyman dedi ki...

Konser biletinin olması ve konsere gidememek...
Birkaç ay önce Gardot'nun bir Avrupa konserini TV'den izlemiş ve daha o anda keşke gelse de gitsek demiştik. Biletler alındı. Ama gel gör ki kader ağlarını örmüştü :(
Sözün kısası, bu konserle ilgili haberleri okuduğumda ve tabii yazını Billurcum, kalbimin cızlayan sesi karşı apartmandaki komşunun tüylerini diken diken etmeye yetti.
Kalemine sağlık!

Bilgen dedi ki...

Melody Gardot ile geçen sene şirket yılbaşı çekilişinde hediye aldığım bir ikili CD sayesinde tanıştım ve çok beğendim, konserden haberim olsaydı ben de cok gitmek isterdim. Ozellikle araba kullanırken dinlemeyi cok seviyorum ve senin için çok fark olsa da benim için müzik tipi ve rahatlaticilik anlaminda Norah Jones'a cok benziyor :)

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails