21 Ağustos 2009 Cuma

13 KADIN 13 ŞİİR III

video


ANLAR - J.L. Borges (20.08.2009)

Yukarıdaki albümden ve yazının başlığından anlayacağınız üzere 13 Kadın 13 Şiir etkinliğimizin şiiri J.L. Borges'in Anlar şiiri oldu.Gülda’nın bu şiirinin seçilmesine çok sevindim sonuçlar açıklanınca; bir nedeni Borges’i çok sevmem ve özellikle bu şiirini de çok sevmemdi, diğeri de bu blogda Borges ile ilgili bir yazı yazma fırsatının doğacak olması idi. Şimdi sizler hem şiir gecesi hem de Borges ile ilgili bir yazı okuyacaksınız... ŞİİR GECESİ’NDE YAŞANANLAR O gece Kalamış Marina’ Spor Kulübünde buluştuk ve ben en son ve en gergin şekilde katıldım toplantıya...O da ne tabağımın yanında çiçekli bir taç ve şiirden bana atfedilerek bir baloncuk içinde tutturulmuş olan dize vardı....”NEŞELİ OLURDUM İLKİNDE OLMADIĞIM KADAR”. Sonra anladım ki Gülda herkese benim takip edemediğim bir elektronik posta göndermiş ve şiirden bu kulüpteki herkes için bir dize seçmişti... Örneğin onun dizesi “HİÇBİR YERE YANINDA PARA, SU, ŞEMSİYE VE TELEFON ALMADAN GİTMEYEN İNSANLARDANIM BEN” idi. Tabii Ayşe de yememiş içmemiş ve bu taçları hazırlamıştı. Bir başka tasarlanan şey ise herkesin kendi bölümünü okuması ve diğer ortak yerlerin ise koro şeklinde seslendirilmesiydi. Herkesin başında baloncuklu taçları olduğu halde ve utana sıkıla ama arada bir cesaretlenerek yüksek sesle şiiri okuma işini en azından bir kez başardık. AMA BU DURUM YAN MASADA FENERBAHÇE’DE FENERBAHÇE MAÇINI SEYRETMEYE GELMİŞ BİR KISIM ERKEK TOPLULUĞU İÇİN HİÇ DE ROMANTİK, DUYGUSAL, EDEBİ, DUYGULARI PAYLAŞMAYA YÖNELİK VE HAYATA KARŞI BİR TAVIR ALDIĞIMIZI GÖSTEREN BİR DURUM DEĞİLDİ VE HER ŞİİRİ OKUYUP ARDINDAN KIKIRDAĞIMIZDA TELEVİZYONUN SESİ DAHA DA AÇILDI! Eminim şöyle de düşünmüşlerdi; “Hepsi de çok hoş görünen, bakımlı kadınlar, ilk anlarda iyi görünüyorlar ama yazık, sanırım deliler!” Peyman ve Aycan ise başlarında taçlar, sürekli lisedeki gibi kıkırdayarak kulaktan kulağa konuşan bir halde iken 25 yıl sonra liseden bir arkadaşlarına rastladılar. Adam “Şükür yollarımız yıllar önce ayrılmış bu ikisi ile” diye düşünmüş olabilir. En son hatırladığım video’ya çekildiğimiz sırada kendi bölümümü okurken gülme krizine yakalanarak olmadığım kadar neşeli oluşumdu!! JORGE LOUISE BORGES VE ARJANTİN’DEKİ İZLERİ Gülda ile Arjantin’e yapmış olduğumuz meşhur yolculuğumuzda elimizde Borges’in evlerinde hizmet veren Fanny ‘nin Borges ile yaşantısından alıntılar olan kitap vardı ve bana kendi Borges’imi yaşama fırsatı ne yazık ki tanımadı!

Borges bildiğiniz gibi 1899 yılında Buenos Aires’te doğuyor. Baba Jorge Guillermo Borges anarşist düşünceye yakınlık duyan bir avukat ve bir psikoloji öğretmeni ,anne Leonor Acevedo de Borges, soyunda Güney Amerikalı özgürlük savaşçılarından bir dizi asker bulunan vakur bir kadın. Borges’in hayatındaki diğer bir kadın figürü de Norah ve onun yegane arkadaşı diyebiliriz aslında. Borges’in hayatına daha sonra iki kadın daha giriyor bunlardan ilki daha sonradan editör olarak Borges’in kitaplarını Sur dergisinde tanıtacak olan, ailesi aracılığıyla tanıştığı Victoria Ocampo,. İkinci kadınsa Elsa Astete Millán... Borges âşık olduğu bu kadınla kırk yıl kadar sonra birleşerek ve 1967’de evleniyor. Gülda ile ilk durağımız olmamakla birlikte ilk gece kaldıkları otelde kahvelerimizi yudumlamadan edememiştik....Zaten otel evinin karşısındaydı.... Bir başka gün hayatında hep istediği Arjantin Ulusal Kütüphanesi’ni ziyaret ettik. 1938 yılında buranın müdürü olan Borges Peron başa geçince görevinden alınıyor ve kamu pazarları tavşan ve kümes hayvanları müfettişliği”ne atanıyor..ANCAK 1955 yılında Peron devrilince tekrar bu göreve geliyor ama artık iyice körleşmiş bir durumdayken bu göreve geldiğinde ise olaya nüktedan yanını gösteren ve çok sevdiği Stoacıların gözünden bakarak Tanrı’nın kendisine 800.000 kitabı ve karanlığı aynı anda bağışlayarak muhteşem bir ironi” yaptığını söylüyor. Kütüphaneyi gezdik ancak Borges’ten fazla iz bulduğumuzu söyleyemem belki bunda İspanyolca bilmememizin de payı vardır. Borges’i izlemeye ve yaşamaya çalıştığımız bir diğer yer ise 150 yıllık Cafe Tortoni idi. Borges’in neredeyse her gün annesi ile buraya gelip kahvesini yudumladığını öğrendiğimizde ilk uğrak yerimizdi Cafe Tortoni. Hatta annesini ve Borges’i temsil eden bir masa ve mumyadan mankenler vardı masada. Bir gün kahvaltıya gittiğimiz bir sabah Gülda kısa bir an kaybolmuş ve kendini Borges mankeni ile çeşit çeşit poz resim çektirirken bulmuştum orada... Borges araştırmacısı Alejandro Vaccaro ile yazarın emektar Epifania Uveda de Robledo’nun birlikte imza attıkları Senyor Borges adlı kitabı okumanızı önereceğim zira bu kitap Borges’in tam bir yaşantısını yansıtmamakla birlikte Borges hakkında çok hoş ipuçları elde etmenize yardımcı oluyor. Arjantin boyunca elimizde bu kitap vardı ve her karesini gezerken de ANLAR şiirini söylüyordu Gülda. Bahsi geçen hizmetkar namı diğer Fanny’nin Borges’in hiçbir eserini okumamış olması benim en ilgimi çeken husustu. Bir diğer ilgi çekici konu ise Borges’in son yıllarını paylaşan ve son zamanlarını yolculuklarla geçirmesine neden olan Maria Kodama –sonradan evleniyorlar- Fanny’i Borges’in ölümünden sonra evden çıkarıyor ve Fanny Borges’in dostları sayesinde zar zor ayakta kalabiliyor. Kitapta neredeyse Borges’in ölümünden Kodama’nın sorumlu olduğu ima ediliyor. Borges Kodama ile Arjantin’den ayrılırken Fanny’e” Arjantin’i bırakıp gitmek istemiyorum demiş hizmetçisine, “Gidersem orada, ülkemden uzakta öleceğimi biliyorum” demiş ve ardından da ölmesi sanırım Fanny’i iyice düşman kılmış Kodama’ya. Fanny’nin Kodama hakkında söyledikleri de ilginç:” “Bir ona bakın, bir de bana. Benim tek bir kuruşum yok, ama arkadaşlarımın yardımıyla, daha doğrusu Borges’in arkadaşlarının yardımıyla gayet rahat yaşıyorum. (…) Evim mütevazı olsa da, her zaman insanlarla doludur, kızım, torunum, torunlarımın çocukları, komşular, arkadaşlar, yani bir alay insan beni ziyarete gelir. Ya o? Parası çok, ama avukat avukat dolaşıp herkese dava açmakla meşgul.” Kitapta Borges’in Fanny’e en kızdığı an olarak anlatılan olay o yılın Dünya Şampiyonu Arjantin ulusal futbol takımının teknik direktörü Cesar Luis Menotti’nin Borges’i ziyaretini ona haber vermemesi olarak geçiyor. Borges hayatı boyunca hep Nobel Edebiyat Ödülü’nü almak istedi ama ancak hiç alamadı ve bu duruma da epey üzüldü. Kitapta bu husus Fanny’nin ağzından şöyle anlatılıyor: Saat dokuzda banyodan çıkar, sonra da kahvaltısını ederdi. Nobel Ödülü zamanı gelince gazeteciler sıra olurlardı. Roberto Madiana’nın bana “ Önce ben geldim Fanny!” deyişini hep hatırlarım. Kapıya yapışmış beklerdi. Son defasında yine ona Nobel Ödülü’nü vermediklerinde bir sürü gazeteci toplanmıştı. O yıl kesin Borges’e verileceğini düşünüyorlardı. Bütün günü kapıda nöbet tuttular ve sonunda haber geldiğinde de, verilmediğini söylemeye başladılar. Beyefendi çok üzüldü. Kendisi bile o yıl kazanacağını düşünüyordu çünkü ödülü hak ettiğine inanıyordu. Ama dünyanın o tarafında “Ben yaşadığım sürece Borges Nobel Ödülü’nü alamayacak” diyen, sözü geçen biri vardı. Kitapta Borges’in annesi ile olan ilişkisini, kedileri nasıl sevmeye başladığını, kitaplardan kurtulma yöntemini gibi tüm izleri bulabilirsiniz; zaman zaman gülebileceğiniz zaman zaman da hüzünleneceğiniz anıları var Fanny’nin. Bu dünyada Yolları Çatallanmış Bahçelere adım atmamanız ve Anlar Şiirini dilinizden düşürmemeniz dileğiyle.... Sevgiler Billur

5 yorum:

Adsız dedi ki...

PHENOMENAL WOMAN (Maya Angelou)

Pretty women wonder where my secret lies.
I'm not cute or built to suit a fashion model's size
But when I start to tell them,
They think I'm telling lies.
I say,
It's in the reach of my arms
The span of my hips,
The stride of my step,
The curl of my lips.
I'm a woman
Phenomenally.
Phenomenal woman,
That's me.

I walk into a room
Just as cool as you please,
And to a man,
The fellows stand or
Fall down on their knees.
Then they swarm around me,
A hive of honey bees.
I say,
It's the fire in my eyes,
And the flash of my teeth,
The swing in my waist,
And the joy in my feet.
I'm a woman
Phenomenally.
Phenomenal woman,
That's me.

Men themselves have wondered
What they see in me.
They try so much
But they can't touch
My inner mystery.
When I try to show them
They say they still can't see.
I say,
It's in the arch of my back,
The sun of my smile,
The ride of my breasts,
The grace of my style.
I'm a woman

Phenomenally.
Phenomenal woman,
That's me.

Now you understand
Just why my head's not bowed.
I don't shout or jump about
Or have to talk real loud.
When you see me passing
It ought to make you proud.
I say,
It's in the click of my heels,
The bend of my hair,
the palm of my hand,
The need of my care,
'Cause I'm a woman
Phenomenally.
Phenomenal woman,
That's me.

(Ayşe)

Adsız dedi ki...

Bu şiiri her biriniz için gönderdim çünkü herbiriniz PHENOMENAL WOMAN sınız.

(Ayşe)

* * * * * dedi ki...

Önerim şu : bir dahaki toplantıda bu şiiri bağıra bağıra okuyalım. Ciddiyim.

Aycan

Gulda Sahin dedi ki...

Güzel Billur’um,

Kabul ediyorum kendi Borges’ni yaşamana izin vermedim. Ne yaparsın Arjantin benim hayaller ülkemdi ve biliyorsun, Borges benim en büyük yazarlarımdan biri.


Çok küçükken bile bu şiir ranzamın üzerinde asılı idi.(Ranzama astığımı unutmuştum, bu yaz ablam hatırlattı, biraz mahcup oldum. Ona bu şiiri biri, geçenlerde Felemenkçe yollamış o da beni hatırlamış. Ben bu dili çok garip buluyorum ve ailemizde bu dile Hoşhoşca diyoruz. Hoşhoşca Anlar bana pek bir uzak geldi…) Buenos Aires ise benim için bir tür tapınaktı ve lütfen bir daha gidelim, söz şiirleri içimden okuyacağım ve senin için tüm Dulce de leche’leri sabahtan ayırtacağım Cafe Tortoni’de.

Ayrıca sana defalarca, Brooklyn Köprüsü ve Paul Auster maceramı da anlatmıştım. Merak etme, İspanya’da Lorca’yı takip etmeyeceğim, çünkü çok karmaşık ve de daha önce biraz denemiştim.

Yazın çok güzel olmuş. Sadece yine orada olmak istedim.

Saçını benim için süpürge edip, kendisinin Borges’sini yaşamasına izin vermediğim arkadaşıma büyük bir minnetle, hepinizin huzurunda kendisine bir kere daha Buenos Aires’e gitmeyi teklif diyorum.

Sevgilerimle

Gülda

N.Narda dedi ki...

Bborges'i okumaya yeni başladım Alef ile. Bahsettiğiniz kitap ise çok iyi oldu benim için. Teşekkürler.

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails