27 Haziran 2011 Pazartesi

Deneme!..

Ayşen bana hep bir şeyler yaz bu hayal gücüyle yazmaman mümkün değil! der. Demesi kolay Ayşen ama yapması epey zor!.. Bir kere düşüncelerim çok dağınık artı dil bilgisinden sınıfta kalırım. Yanlış yerde ünlem, virgül, kalıpları kafama göre kullanıyorum ayrıca edebi hiçbir yanım yok!...

Bugün neden olmasın dedim. Ne kaybederim ki …….. en azından bak Ayşen denedim derim!

Şuanda oturuyorum, hava kapalı ve biraz önce yağmur yağdı. Bu serin ve ıslak havaya bayılıyorum tam bana göre yanımda sütlü kahvem ve etrafımda Hürrem dolanıyor. Yan odada 4 yavru kedi sürekli mıyıklıyor. Yine salatalığın (dip not: hıyar) biri parka kutu içinde dört yavru kedi bırakmış. Salatalık hem de kutuyu bantlamış. Tabi Nimir Ra olarak kıyamadım aldım. Bu arada Yüksel hanım (dip not: şirkete temizliğe gelen hanım ) beni sürekli tehdit ediyor neyse konu dışına çıkmamam gerek….

Kahvemin son damlasını içtim şimdi kalkıp kendime yeni bir sütlü kahve yapmam lazım lakin Yüksel Hanımdan isteyemiyorum onun için kısa bir perde arası…….

Aralarda frigo, çay, kahve, su vb servisi yapılır……

Tamam tamam geldim homurdanmaya gerek yok!.. Daha ne hakkında yazacağımı bilemiyorum!.. Ayşen beni çok zor bir duruma koydun (dip not: aslında burada soktun sanki daha uygun?) ama seni kırmamak adına deniyorum……





Epeyden beri gecem gündüzüm birbirine girdi. Ne zaman gözümü kapasam ‘’ O ‘’ karşımdaydı!..

Yine uykum kaçtı!...

Gözlerimi kırpıştırarak kalktım ve gecenin karanlığında pencereden dışarı baktım. Nihayet dört gözle beklediğim kar yağmaya başlamıştı. Oldum olası karı sevmişimdir belki Şubat ayında doğmuş olmamın bir etkisi vardır. Kar tanelerinin düşüşünü izlerken bir anda bedenimi bir ürperti sardı. Sanki her bir kar tanesi bedenime ucu buzla kaplı küçük toplu iğneler gibi saplanıyordu. Ellerimle kendimi ısıtmaya çalıştım. Ama acı dayanılmaz bir hal aldı ve kendimi kıvranırken yerde buldum. Avazım çıktığı kadar bağırmak istememe rağmen sanki bir güç sesimi kesmişti.

Son hatırladığım ‘’ O ‘’ nun dimdik karşımda belirmesiydi. Sonrasında mı? Koca bir karanlık…….

Gözlerimi açtığımda evimin bahçesinde karın üstünde yalın ayak duruyordum. Ne kadar süre geçtiğini hatırlamıyorum ama yine ‘’ O ‘’ dimdik karşımda durmuş bana ‘’ Artık zamanı geldi !!! ‘’ dedi.

Gece karanlığında gözlerimi zorlayarak karşımdaki figürü seçmeye çalıştım. ‘’ Neyin zamanı geldi? Kimsin? ‘’

Tekdüze sesiyle yine ‘’ Artık zamanı geldi!..‘’ dedi ve sonrasında şiddetli bir sarsılmayla koca bir karanlık…..

Gözlerimi açtığımda kendimi yatağımda buldum. Artık sabah olmuştu ve kar neredeyse her şeyi yorgan gibi örtmüştü. Yaşadıklarımın kötü bir rüya olduğunu düşünerek yatağımdan kalkmamla yere düşmem bir oldu. Göğsümdeki sancı rüyamdaki ucu buz kaplı toplu iğnelerinin vücuduma batışını hatırlattı. Zar zor aynanın karşısına geçtim ve üstümdeki tişörtü çıkardım. Sancıyı artık unutmuştum çünkü gördüklerim gerçek olamazdı. Aynanın karşısında buz kesildim!.. Göğsümün tam ortasındaki sembolün üzerinde elimi gezdirdim. Hayatımda ilk defa bu sembolü görüyordum ama bu nasıl olmuştu? ‘’ O ‘’ bir hayal ürünü değil miydi?

Yere yığıldım…..Koca bir karanlık…….

Ayşen, ikinci sınıf bir yazar olmak istemiyorum. Kendime bir iyilik yapıp burada kesiyorum. Bak denemedi deme!...

Nimir Ra

2 yorum:

ayşen dedi ki...

Ayşecim yazmaya devam,pes etmek yok...İlki zor gelmiş olabilir,ikincisi,üçüncüsü zor gelebilir ama sonrası kolay olacak çünkü yazıya döksen de dökmesen de gerekli potansiyel sende mevcut.Bu bizim okuduğumuz ilk denemen olabilir ama ilk yazın değil,yazdıkların yazacaklarının teminatıdır,sen merak etme :)

Gulda dedi ki...

Ben senin e-postalarını bile ayrı bir etikette biriktirip sonradan tekrar tekrar okuyorum. Ve her okuduğumda keyif alıyorum. Oku Ayşe'm, oku, oku ve hep yaz istiyorum.

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails