20 Ocak 2011 Perşembe

Franny ve Zooey - J.D. Salinger


Ağustos 2009’da Salinger’in “modern zamanların başyapıtı” olarak adlandırılan Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı romanını okuduğumda gelen yorumlarda, Franny ve Zooey’i de okuma listeme almam konusunda tavsiyeler vardı.

Bazen bir yerde okuduğum bir söz, bir yorum, dinlediğim bir şarkının bana sunduğu bir kitap okuma listesindeki kitapların önüne geçiveriyor. Ayrıca ben bazı kitapları okuyabilmek için doğru zamanın olması gerektiğine inanıyorum. Çok hareketli, zamanın bir adım önünde gittiğim bir dönemse ağır tempolu bir kitabı, beni dibe çekeceği endişesiyle, okumak istemiyorum. Ya da hayattan beklentilerimi belli sınırların üzerine çıkartamadığım dinginlik dönemlerinde, normal ruh halimde okuduğumda daha çok zevk alabileceğim komik, sürükleyici bir kitabı okumak istemiyorum.

İşte tüm bu süreçleri atlatıp da Franny ve Zooey’i okumam bir buçuk yılımı aldı.
Franny ve Zooey, Salinger’in birkaç kitabına konu olmuş Glass ailesinin 20’li yaşlarındaki en küçük iki çocuğu.

Kitap olarak 1961 yılında yayınlanmış. Franny ve Zooey adlı iki ayrı bölümde anlatılan romanın Franny bölümü Ocak 1955’te, Zooey bölümü ise Mayıs 1957’de New Yorker dergisinde yayınlanmış.

1955 yılında geçen kitabın ilk bölümünde Franny’nin, adı belirtilmeyen bir üniversitede okuyan sevgilisi Lane’i ziyareti anlatılmaktadır.

Franny ve Lane gidecekleri Yale maçı öncesinde Sickler’in Yeri adlı, şehir kolejindeki entelektüel öğrencilerin gittiği bir lokantada otururlar.

Lane, Franny’ye Flaubert ile ilgili hazırladığı ödevi göstermek ister. Ama Franny ödevle hiç ilgilenmez, sanki kendi zihninin derinliklerinde bir serüvene çıkmıştır ve Lane ona çok uzaktır. Sürekli hayatı üniversite okumanın önemli olup olmadığını sorgulamaktadır.

Franny akıllı ve güzel bir kızdır. Lane, o gün Franny’yi olduğundan daha dalgın görür ve belki de bunun sebebinin, ona henüz onu ne kadar sevdiğini söylememiş olmasından kaynaklandığını düşünür.

Ama gerçekte sebep bu değildir. Gerçekte sebep Franny’nin koltuğunun altında gezdirdiği bir kitaptır. Kitapta, bir Rus köylüsünün Mukaddes kitapta geçen “durmadan dua edin” diyen İsa’nın sözünden yola çıkarak kendisine bu sözün anlamını öğretebilecek bir hacının izine düşerek Rusya’yı dolaşması anlatılmaktadır.
En sonunda aradığı Hacıyı bularak “durmadan dua etmenin” anlamını kavrayan köylünün kendisi de bir Hacı olarak gezilerine devam eder. Durmadan dua etmenin Zen felsefesi ile benzerliği vurgulanmaktadır. Yani dua etmeyi içselleştirerek doğal bir eylem haline getirmek ve bu yolla tümden aydınlanmayı ifade eder.

Franny, çevresindeki herkesin bencil, egoist tavırlarından sıkıldığı ve o insanlar gibi olmak istemediğinden Tiyatro Bölümü’nden ayrıldığını anlatır. Çünkü herkes
alkış peşindedir ve alkışı elde etmek için kimse kimsenin göz yaşına bakmaz.

Franny düşüncelerinin yoğunluğunun baskısına dayanamaz ve bayılır. Lane sevgilisinin başından ayrılmaz. Franny ayıldıktan sonra Lane bir taksiye atlar ve maça gider.

Kitabın ikinci bölümünde Zooey banyoda küvetin içinde uzanmış, ağabeyi Buddy’nin yazdığı ve okunmaktan dolayı sararmış, yıpranmış mektubu bir kere daha okumaktadır.
Banyo keyfi, annesi Bessie’nin banyoya girmesi ile bölünür.

Bessie kızı Franny’nin durumundan hiç hoşnut değildir ve bu konuda Zooey’nin yardımını ister.

Franny’nin elinde gezdirdiği kitabı okul kütüphanesinden aldığını sanmaktadır, Zooey ise o kitabın ve ondan önceki cildini intihar eden ağabeyi Seymour’ın odasındaki masanın üzerinde yıllarca gördüğünü söyler.

Bessie güçlü bir kadındır, ama Franny’yi bu bunalımdan kurtarmak için Zooey’nin tiyatrocu kimliğine, Franny ile arasındaki ilişkinin derinliğine dayanarak ikna gücüne ihtiyaç duyduğunu belirtir.

Zooey oldukça yakışıklı, bugünün deyimiyle metroseksüel bir delikanlıdır. Televizyonda aktörlük yapmaktadır.

Franny’yi kurtarmak için annesiyle işbirliği yapmayı kabul eder. Banyodan çıkar ve salonda kedisi Bloomberg ile oynayan Franny’nin yanına gider. Uzun bir süre kitaptan konuşurlar.

Kitabın sonunda Zooey, Franny’yi ağabeyi Buddy’nin taklidini yaparak arar. Franny telefon görüşmeleri sırasında telefonun diğer ucunda Zooey olduğunu anlar. Zooey’nin söyledikleri ile aradığı aydınlanmaya kavuştuğunu düşünerek uykuya dalar.

Yukarda da belirttiğim gibi Glass ailesi, Salinger’in bazı kitaplarına konu olmuş; Yükseltin Tavan Kirişini, Ustalar ve Seymour: Bir Giriş, Muz Balığı İçin Mükemmel Bir Gün, Seymour: Bir Giriş.

Glass ailesi, Les ve Bessie Glass ile 7 çocuklarından oluşmaktadır. Les Yahudi, Bessie ise İrlandalı’dır ve her ikisi de uluslar arası üne sahip müzikal oyuncularıdır. Çocukların en büyüğü Seymour karısıyla Florida’da tatil yaparken intihar etmişti. Yaşasaydı, 1955’te 37 yaşında olacaktı. İkinci çocuk Buddy, New York Eyaleti’nin kuzeyinde bir kız kolejinde misafir yazar olarak görev almaktaydı. Gözde bir kayak merkezine 500 metre kadar uzaklıkta gayet iptidai şartlara sahip bir evde tek başına yaşıyordu. Üçüncü çocuk olan Boo Boo, evli ve iki çocuk annesi idi. Olayın geçtiği Kasım 19552te eşi ve çocukları ile Avrupa’da seyahatteydi. Boo Boo’dan sonra yaşça Walt ve Walker adlı ikizler geliyordu. İşgal ordusu ile Japonya’ya giden Walt, on yıl önce bir patlama sonucu ölmüştü. Walker ise Katolik papazı olmuştu ve 1955 Kasımında Ecuador’da bir Cizvit konferansında bulunuyordu.

Glass ailesi egolarını aşmış, masa başı felsefik sohbetleri ile farklı bir aile yapısına sahip, birbirleriyle ilişkilerinde oldukça rahat davranışlar sergiliyorlardı. Zooey ve Bessie Glass’ın kitaptaki diyaloglarında da bu rahatlığı net bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Zooey annesiyle tamamen bir arkadaşına hitap eder gibi konuşuyor. Bu sebeple de Salinger’in Çavdar Tarlasında Çocuklar romanında kullandığı argo dil nedeniyle bir dönem yasaklı kitaplar arasına girmesi gibi tepki topluyor.

Glass ailesinin çocukları televizyondaki Akıllı Bir Çocuk programına katılmışlardı ve kardeşlerin en büyüğü Seymour hep örnek gösterilen bir çocuk olmuştu. Seymour’dan sonra ise Zooey almanakvari bilgisiyle sivriliyordu.



Salinger’in insan betimlemeleri çok doğal. Kısa ama net anlatımlar kullanarak, gözünüzün önünde canlandırmanızı, hatta karakterleri, kitabı okurken bulunduğunuz yerde ağırlamanızı kaçınılmaz kılıyor.

Bakın Bessie Glass’ı nasıl tasvir etmiş;

“Her zamanki ev kılığındaydı – ve bir yazar olan, dolayısıyla da, Kafka çapında bir yazarın bize söylediği gibi, hoş bir adam olmayan oğlu Buddy’nin vefat ön ilanı diye adlandırdığı kılıktaydı. Bu kıyafet, geceyarısı mavisi eski-püskü bir Japon kimonosundan oluşmaktaydı esas olarak. Bayan Glass hemen hemen şaşmaz bir biçimde, apartmanın içinde gün boyu bunu giyerdi. Bir muammayı andıran biçimde katları olan kimono, koyu bir sigara tiryakisi ile amatör bir tamircinin alet-edevatı için depo işlevini de görüyordu: kalça kısmına eklenmiş iki devasa cepte genellikle iki-üç paket sigara, birkaç mukavva otel kibriti, bir tornavida, arka ucu çatallı bir çekiç, bir zamanlar oğullarından birine ait olan bir Yavrukurt çakısı ve emaye birkaç musluk başının yanı sıra yığınla vida, çivi, menteşe ve bilyalı karyola tekerleklerinden oluşan bir takım bulunurdu – ki, bütün bunlar, Bayan Glass’ın, geniş apartman dairesinin içinde dolaşıp dururken hafifçe tangırdamasına yol açardı.”

Kişisel fikrim, bu romanın bir tiyatro oyununa uygulanmasının çok uygun olduğudur. Ben kitabı okurken, kendimi bir tiyatro oyunu izler gibi hissettim. Kitapta sadece 4 kişi var. Diğer kişilerin adları geçiyor ama bilfiil yer almıyorlar. Karakterlerin anlatımı, diyaloglar tiyatro için biçilmiş kaftan.

Şimdi Glass ailesinin diğer hikâyelerini de merak ettim desem, ama elimde de bir sürü okuyacak kitabımın olduğunu söylesem?

Ben nereye gidersem, güneş de oraya gelir dostum. Syf.96

Peyman

2 yorum:

Gulda dedi ki...

Peyman,

J.D.Salinger beni hafifçe tangırtadıyor :)

Franny ve Zooey'i okuyalı çok zaman geçmişti. Ama burada anlattıklarını okuyunca romanı tekrar hatırladım ve tekrar okumak istiyorum.

Sevgilerimle,

Gülda

Engin Zahid dedi ki...

Çavdar Tarlasında Çocuklar, üç yıldır benim listemde koşuşturuyorlar ama nedense hala okuyamadım. Artık yeter! diyorum ve en yakın zamanda okuyacağım. Bu yazı da beni tetikledi. Teşekkürler...

İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails